2 Eylül 2013 Pazartesi
12 Ağustos 2013 Pazartesi
İlker Başbuğ milletin gönlündeki makamı hiç bir mahkeme geri alamaz.....
| İLKER BAŞBUĞ |
İlker Başbuğ milletin gönlündeki makamı hiç bir mahkeme geri alamaz.....
İlker Başbuğ Ergenekon davasından sonra rütbelerinin söküleceği söylentisine şöyle cevap verdi;
Başbuğ, “Sadece devlete, millete ve orduya sadakatle hizmet etmeye çalışanlar için bu kanun hükmünün uygulanmasının hiçbir anlamı ve önemi yoktur. Bizim için asıl önemli olan, Türk milletinin gönlünde ve yüreğinde kazandığımız rütbeler ve makamlardır. Bu rütbe ve makamlar da, hiçbir mahkeme kararı ile sökülüp, geri alınamaz” dedi.
İlker Başbuğ milletin gönlündeki makamı hiç bir mahkeme geri alamaz.....
| İLKER BAŞBUĞ |
İlker Başbuğ milletin gönlündeki makamı hiç bir mahkeme geri alamaz.....
İlker Başbuğ Ergenekon davasından sonra rütbelerinin söküleceği söylentisine şöyle cevap verdi;
Başbuğ, “Sadece devlete, millete ve orduya sadakatle hizmet etmeye çalışanlar için bu kanun hükmünün uygulanmasının hiçbir anlamı ve önemi yoktur. Bizim için asıl önemli olan, Türk milletinin gönlünde ve yüreğinde kazandığımız rütbeler ve makamlardır. Bu rütbe ve makamlar da, hiçbir mahkeme kararı ile sökülüp, geri alınamaz” dedi.
4 Ağustos 2013 Pazar
30 Temmuz 2013 Salı
29 Temmuz 2013 Pazartesi
28 Temmuz 2013 Pazar
27 Temmuz 2013 Cumartesi
25 Temmuz 2013 Perşembe
24 Temmuz 2013 Çarşamba
15 Temmuz 2013 Pazartesi
45-K.T./BAŞBAKANIM
45-KENDİMLE TANIŞIYORUM/ BAŞBAKANIM
Son günlerde Başbakanın yanlış tutumunu eleştirenler, halkı bölmeye yönelik yanlışlar olduğu konusunda hemfikir. Şöyle düşündüm. Ben başbakan olsam idare ettiğim bir halkı neden ikiye böleyim ki? Bunların bana sağladıkları yada benim onlara vericeklerim neden bölünsün. Yani halkı bir bütün olarak görmekten neden uzaklaşayım ki. Bana rant yada etiket sağlayan bir halkı ikiye bölmek bana ne sağlar ki?
Bana kocaman bir saçmalık gibi geldi. Bazı felaket senaryosu üretenler bölününce daha kolay yönetileceği konusunda da fikirler beyan ediyor. Şimdi on kişiyi idare ederken daha azını idare etmek benim için pastayı bölmek gibidir. Halkın yarısına hitap eden bir başkan olmaktansa tamamına hitap etmek ve onlara doğru kişi olduğumu ispatlamak daha doğru geliyor. Varsayalım yarısı beni anlamadı kendimi kabul ettiremedim. Bu yüzden onları sileceğime onları kazanma yollarını aramak, bunu başarmak en güzeli. Bu da olmadıysa onları hoş görüyle kabullenmenin bir zararı olacağınıda sanmam.
Ben bu kadar ince düşünemiyen bir başkanımızın oldğunu sanmıyorum. Fakat bir şeyler ters gidiyorsa ya düşüncede ya da eylemlerde bir yanlışlık var demektir. Bunu kendisi görmüyorsa danışmanları da o kadar parayı hak edecek görüye sahip değiller mi?
Belkide bütün bunların farkındayım ancak koşullarımdan (yani hasta ve yaşlı babama bakmak) dolayı dışarı çıkamıyor yada herhangi bir aksiyona giremiyorum. Ancak birisi bana yardım ederse biraz kendim olabilirim. Acaba başkanda bu durumda olabilir mi yada komut aldığı birileri mi var?
Belki çoğu kimse bunu yorumlarken eleştirel olarak yaklaşacak. Fakat benim ne kadar cahil ve ne kadar görümün eksik olduğunu bilmesi de gerek. Buna rağmen bunlar aklıma geliyorsa kendi durumumun başkalarına nasıl bir faydası olacak onuda düşünmeleri gerekmekte.
HAYATINIZ BOYUNCA KENDİNİZE EN DOĞRU SORUYU SORMANIZ DİLEĞİYLE, HOŞÇAKALIN.
13 Temmuz 2013 Cumartesi
44-K.T./$ DOLAR
KENDİMLE TANIŞIYORUM-44 /$ DOLAR
Yıllar öncesinde döviz bürosunda çalışırken Bu günkü hükümet işbaşına gelmişti. Bana bu partinin ilçe başkanlığı kuruluşunda görev teklif etmişlerdi. Bunların önemi yok. O günlerde para piyasalarıyla yakından ilgileniyordum. Meslek icabı. Fakat o günlerde hükümet hakkında bir sürü yazılar yazılıyordu. Yaptıkları kararlar sürekli eleştiriliyordu. Bilhassa ekonomik anlamda çok eleştiri vardı. Yaptığım işten kaynaklı bende o günlerde neler yapacaklarını merak ediyordum. Döviz piyasasında dalgalanmalar oldukça piyasa hareketlenirdi. Bu arada ellerinde döviz bulunanlar da alıp-satıp para kazanırlardı. Bu borsadan etkilenmelere de Doğu Perinçek bir yorum getirmişti. Borsa kumarhane gibi bunu ortadan kaldırmak lazım. Yada buna benzerdi. Bu çok acayip bir yorumdu.
Aradan zaman geçtikçe hükümetin aldığı kararlar mercek altına alınıp neleri doğru neleri yanlış yaptıkları inceleniyordu. Bu çok normal bir siyasi gelişme olabilirdi. Ancak adını hatırlamadığım bir yazar hükümetin tutumunu eleşitriyordu. O na göre ekonomik anlamda ciddi yanlışlıklar yapılıyordu. Döviz kurlarının olması gerekenden farklı bir biçimde frenlenmeye çalışması zaman içinde olması gereken değerden daha fazla bir değere tırmanmasına sebep olurdu. Ekonomik anlamda ciddi bir çöküşe sebep olabilirdi. Çünkü bu bütün piyasayı etkileyen bir oluşumdu. Döviz kurlarının sabitlenmeye çalışmasını, gerilen bir yay gibi değerlendirmişti. Hükümetin istikrar çalışmasında bunun yani döviz kurlarınında sabitlenmeye çalışması da vardı. Bu olağan dışı bir şeydi sonucunda ise gergin yaydan fırlayan bir ok gibi dövizler fırlayacaktı. Bende bunların sonucunda o günlerde hep şunu merak etmiştim. Hükümetin bu tutumu doğru yada yanlış bilmem ancak bunların bıraktığı hükümet ne yapacaktı?
Zaman içinde bütün sorularımın cevabını alıyorum. Bugünlerde de bu sorularımın cevabını alıcağımdan eminim. Ancak Allah tan dileğim halkımız için hayırlı olması. Çünkü kurlar bu günlerde çok aşırı yükseliyor ve kontrol edilemez hale gelmesinden korkuluyor. Sonuçları çok ağır olmaması umuduyla.
HAYATINIZ BOYUNCA KENDİNİZE EN DOĞRU SORUYU SORMANIZ DİLEĞİYLE, HOŞÇAKALIN
18 Haziran 2013 Salı
18/11/2000 K.T.
18/11/2000 KENDİMLE TANIŞIYORUM 37
18/11/2000 01:10
Bu durma düşmemin nedeni nedir?
-Değişen yağının oluşturduğu dirençten kaynaklanıyor.Sen iyi niyetli birisi olduğun için önce olduğu gibi işsiz kamadan bu şekilde hem düşünmeni hem de üretimini kesmemeni sağlayan bu durumdan bir çok ders aldın.
-Herşeyin bir an evvel olmasını isterken sabır etmeyi.
-Çabalarının üstüne giderken oluşan direnci bırakmanı ama hayatın akışından da uzaklaşmamanı sağladı. Direncini bırakıp kendi hayatının sorumluluklarından da uzaklaşmanı sağladı.
-Bir kez daha oluşan bu zor duruma derbeder yaklaşmadan cesaretinin halen daha var olduğunu, bilginin artması gerektiğini. Bunun içinde bu okuduğun kitapları sana sundu.
-bazı ince çizgilerde yürümeni sağladı. gelişen diğer sosyal olaylardan sana yansımalarından doğru yolda olduğunu anladın. Ancak biraz daha çaba ve bilgi gerekiyor.
-Herşeyi özgür bırakırken de bir şeylerin sana geleceğini düşündün. Belkide kendi içine, Öz'üne biraz daha yaklaştın.
-Cesaretini sınadın. Görünen bu kötü durumda bunalıma girip kendini salmadın. Tanrıya güveniyorum deyip yan gelip yatmadın. Dediğim gibi o ince çizginin üzerinde biraz durmayı başardın.
-Kendi kendini dinlemenin (düşünmenin) sana bir tatil gibi ancak tatillerde olduğu gibi para harcayarak değil de para kazanarak olması seni mağdur duruma sokmadan, bilgilenmeni, sabrını denemeni, bakış açının değişmesini geliştirdiğide ortada.
-Hayatına çevrendeki insanlara nasıl bakacağını, ne zaman beklenti olup ne zaman ümitlendiğini fark etmen.
Bu tarihte bir otelde gece bekçiliği yapıyordum. Onlar gece müdürü diyorlardı. Ancak her kötü bir şey de iyi bir şey vardır. Bu yüzden edindiğim bilgileri kendi içimde değerlendirme fırsatını yakaladığım gündü. Bu Benim içimden gelen sese kulak verdiğimi düşünebilir, yada Öz'ümle sohbete başladığım gün yada durum daha da farklı bir bakış açısı getirmek gerekirse patolojik bir durumda sayılabilir. Kim nasıl değerlendirir bilmiyorum ancak bunu uzun zaman önce ben danıştığım kişiler ve edindiğim bilgilere göre çok içten Öz'den geldiğini öğrendim. Aslında bu çok ruhani ve mistik yada tanrısal olmaya bilir fakat benim içimden geldiği kesin ve bana yol gösterdiği kesin. Aslında herkesin böyle bir sohbeti vardır. (kendi kendine konuşmak gibi). Umarım sizede bir faydası olucaktır.
HAYATINIZ BOYUNCA KENDİNİZE EN DOĞRU SORUYU SORMANIZ DİLEĞİYLE, HOŞÇAKALIN.
KENDİMLE TANIŞIYORUM 36
KENDİMLE TANIŞIYORUM 36
Üç gündür yazmaya vakit bulamadım bu aralık beni üzdü. Sanki bir şeyleri ihmal etmişim gibi. Profesyonel birinin iş hayatında bir şeyi atlayınca rahatsız olduğu kadar rahatsız oldum. Kim bilir belki de bir gün bende profesyonel olurum.
Bu rahatsızlık beni bir şeyler yazmaya daha fazla yönlendiriyor. Bunun için de daha önce ve bu günler de aldığım kendimle ilgili yazıları da paylaşacağım. Bir taraftan da başka konular da bir sinerji yaratabilir miyim diye araştırmam gerektiği de var aklımda. Bunun için daha fazla bilgi ve değişik görüşlere de sahip olmam gerektiğinin farkına vardım. Bu kişisel gelişimimde de bana daha fazla ışık tutacak bir çalışma olacak. Zaman için de aldığım bu notlar bana daima yol göstermiştir. Bu yüzden sizede bir faydası olacağını düşünüyorum.
Kendi üzerimde yaptığım bu kişisel çalışmalar çok samimi ve doğruluğu benim açımdan kesin olan bilgilerdir. Bu yüzden ukalalık yapıyorum gibi gelebilir. Bazen de çok bilmiş gibi gelebilir. Ancak benim yaptığım gibi kendinize karşı dürüst olduğunuzda emin olun bir takım ortak yönler bulacaksınız. Bu ortak yönlerde bildiğiniz yada deneyimlediğiniz herhangi bir yaşanmışlık var ise mutlaka benimle paylaşın. Böylece daha büyük adımlar atmamız mümkün olacaktır. Bu sadece beni değil paylaştığınız zamanda birbirimizi de aydınlatmış olacağız. Böylece kendini geliştirmeye adım atan iki insan olacak. Bunu da herhangi bir iki kişi ile paylaşırsak belki de onlara da ışık tutmuş olmanın huzurunu da yaşayabiliriz. Bu bence şu anda içinde bulunduğumuz toplumun daha da gelişmesine yardımcı olacak. Kim istemez ki aydınlık bir topluluğun içinde yaşamayı.
Bu çalışmalar benim için çok zor olsa dahi samimi oluşundan dolayı bir enerjisi vardır. Bu yüzden de bunları okumak ve paylaşmak bize sevgi ve hoşgörü anlamında katkısı olacaktır. Bu yüzden iyi bir şeyler yaptığımı düşünerek yardımlarınızı bekliyorum.
Çünkü Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim üyesinden öğrendiğim bir şeyi de ilave etmek istiyorum. Aldığım Turizm seminerinde ilk cümle şöyleydi "Arkadaşlar hayatta paylaştıkça artan iki şey vardır. Birincisi sevgi ikincisi de bilgidir. Diğer herşey paylaştıkça azalır" Böyle başlayan bir konuşmacıyı dinlememek mümkün mü? Ben bir vizyon görmüş ve deneyimlemiş olduğum o dersi hiç unutmuyorum. Bu benim için de bir yolun başlangıcı olmuştur. Bu yüzden kendim hakkında öğrendiğim yada öğrenmeye çalıştığım bütün bilgileri buradan sizlerle paylaşacağım.
HAYATINIZ BOYUNCA KENDİNİZE EN DOĞRU SORUYU SORMANIZ DİLEĞİYLE, HOŞÇAKALIN.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)